• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ersan.ergur
  • https://twitter.com/ersanergur

 

 

Takvim
MAKALELER VE YAZILAR
Site Haritası

İdeal Müslüman,

İdeal Müslüman denilince akla hemen onun adı gelir; Namaz, Namaz, Namaz! Namaz kılmayan bir Müslüman idealizmin önünden dahi geçemez. Peki, ama gerçekten ideal Müslüman Namaz kılan, Oruç tutan, Zekât veren ve Hacca giden Müslüman mıdır?

Bu suale tereddütsüz koca bir HAYIR demek lazım. Çünkü Namaz kılmayan ve sair ibadetleri yerine getirmeyen zaten Müslüman olmanın şartlarını yerine getirmemiş demektir. Onun İslam binasında birçok kerpiç eksiktir. Karda kışta, yağmurda, rüzgârda ve sıcakta bunalması demektir. İçinde oturulamaz bir evde ikamet etmek anlamına gelmektedir.

Heyecanını yitirmeyen, mücadeleden asla geri kalmayan, tek başına kalsa bu dini ben ihya edeceğim diyebilen ve her şeyden önemlisi hayatın her anını İslam üzerine bina edebilen insan ideal Müslümandır. Evet, kesinlikle ideal Müslüman budur.

Şimdi kulaklarıma ta uzaklardan itiraz sesleri gelmeye başladı bile. Acele etmeyin aşağıda yazdıklarıma bir kulak kabartın ve vicdanınızla dinleyin.

Bir Müslüman zevk ve eğlence için şu kısacık dünya hayatındaki rahatı için mazlum ve en azından kısa bir süreliğine imtihan olunan masum Müslümanların tepesine mermi yağdıran Yahudi’ye destek veren bir marka içeceği evine, sofrasına sokar mı?

Aylarca oruç tutsa, ateş yese, ciğerleri kavrulsa o asitli içecekleri gözü görebilir mi? HAYIR asla! İdeal Müslüman on binlerce yıllık tecrübesi ile şeytanın oyunlarını daha kurmadan keşfeder. Onu akim bırakır. En ince düşmanlık hesaplarını idrak eder. Onları hesap hatasına sürükler.

İdeal Müslüman bir gün kendisine silah olarak kullanılabilecek bir madeni düşmanına asla satmaz. Ondan gelecek geliri kendisine ticari meta olarak görmez. Oradan elde ettiği gelirle talebe okutmayı asla düşünmez. Osmanlının kanunla yasakladığı gibi demiri ihraç etmez. Çünkü bilir ki bu maden bir gün kendisine ya da bir başka coğrafyada ki Müslüman’a silah olarak geri dönecektir.

Aynen Osmanlı da olduğu gibi bu zamanda ideal bir Müslüman çıkacağı televizyon programlarını da büyük bir titizlikle seçer. İnsanlara İslam’ı anlatacağım diye bir saatlik bir programdan sonra İslam’ın temel değerlerini sarsan programları yapan televizyonlara çıkmaz.

Çünkü bilir ki o bir saat manevi atmosferin arkasından o televizyonu izlemeye alışmış Müslüman kanal değiştirmeden o gayri ahlaki programları izlemeye devam edebilir. Kendisinin belki bir yılda vermeyeceği faydadan daha fazla tahribat beş dakika da yapılabilir.

İdeal Müslüman böyle bir silahı kardeşlerinin diline, gözüne düşürerek Müslümana karşı kullandırmayı asla aklına getiremez, fırsat vermez. Günümüzde artık kılıçla ya da demir madeniyle üretilen silahlarla savaşlar icra edilmiyor. Asıl savaşlar televizyon denilen, medya denilen araçların kustuğu zehirle yapılıyor.

Ramazan da bile bu araçlarla İftar sofralarına getirilen içeceklerden elde ettiği gelirle Müslümanların üzerine fitne ve mermi yağdırıyor. Bunları en güzel can alıcı ve çekici reklam filmleri ile o televizyonlarla sağlıyor. İmrendiriyor, uyuşturuyor ve büyük bir keyifle sofrasına getiriyor. İbadet ayı Ramazan da bile bunu başarıyor.

Bu konu ile alakalı bir anımı paylaşarak ideal Müslüman tanımını netleştirmek istiyorum. Birkaç yıl öncesiydi. Flash TV ülke genelinde yaklaşık kırk yerel ve ulusal kanalda sohbetleri yayınlanan bir Hoca Efendinin makamında onu kendi kanallarına çıkmaya ikna etmeye çalışıyordu.

Tam üzerine gitmiştim. İçeri girdiğimde genel yayın yönetmenine şu can alıcı soruyu sordu; “ Peki benim sohbetimden hemen sonra ki yayınınız nedir?” Aldığı cevap çok ilginçti. Köçek oynatılan, sahnede kadınlı erkekli göbek atılan bir program yayınlanacaktı. Çok ince hesap edilmiş bir tuzak. Kendi izleyici kitlesine Müslümanları da dâhil edecek ve zehrini kusacaktı.

O gün anlamıştım ideal Müslümanın kimliğini; İslam’ı İslam’a aykırı hiçbir fiil ve araçla anlatmayan ona tenezzül etmeyen Müslüman İdeal Müslümandı. Namaz, Oruç, Zekât ve Hac gibi ibadetler zaten yapmakla emrolunduğumuz ve asgari olması gereken fiillerdi.

İdeal Müslüman olmak için elden geldiğince asgari değil zirve Müslümanlığın yaşanması gerekirdi. Heyecanını asla yitirmeyen hayata bakışında İslam’a zarar verecek hiçbir fiilin olmayacağı Müslüman İdeal Müslümandı.

Hakkı hak bilip ittiba etmek batılı da batıl bilip içtinap etmek müminin şiarı olmalıdır.

30.06.2014


Yorumlar - Yorum Yaz


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.43545.4572
Euro6.19886.2237
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam22
Toplam Ziyaret82766
Saat