• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ersan.ergur
  • https://twitter.com/ersanergur

 

 

Takvim
MAKALELER VE YAZILAR
Site Haritası

Balyoza Dair,

Balyoz ve Ergenekon davalarının başından beri hep dillendirdiğim bir konudur içlerinde masumların olduğu.

Çünkü bir asker olarak emir ve komuta zinciri gereği benimsemeseniz de yapmak zorunda olduğunuz, mecbur kaldığınız bazı emirleri uygularsınız.

Her ne kadar iç hizmet kanununa aykırı emir yerine getirilmez dense de uygulamada yapacak bir şeyiniz yoktur. Söz konusu emri yerine getirmek zorundasınızdır.

İşte var olduğu iddia edilen darbe seminerlerine katılan bazı subaylarda kabullenmese de o seminerlere katılmak ve belki de görüş belirtmek zorunda kaldıkları muhakkaktır.

Ancak görünürde tartışmasız bir gerçek var ki o da; o süreçte muhafazakâr olarak isimlendirilen subay ve astsubayların aynı meslektaşları tarafından Türk Silahlı Kuvvetlerinden tasfiye edildiğidir.

Buda göstermektedir ki bir darbe düşüncesi vardı ve o gün geldiğinde kendilerine karşı olabileceklerini düşündükleri meslektaşlarını ordu içerisinde istemiyorlardı.

Şimdi yeniden balyoz davasına dönelim. Nihayetinde Anayasa Mahkemesi Balyoz davası sanıklarını hak ihlali olduğu gerekçesi ile tahliyesine karar verdi.

Başta Çetin Doğan ve Engin Alan olmak üzere tüm sanıklar serbest. Kalan sanıklar kameralar karşısında aslan kesilerek kendilerine yapılanların hesabının sorulacağını ima ettiler ve hatta ifade ettiler. Bunu da adalet karşısında yapacaklarını ileri sürdüler.

Hal bu ki bu tahliye beraat ettikleri anlamına gelmiyordu. Yeniden yargılanmaları gerekecekti. Yani henüz masum olup olmadıkları mahkemece belli değildi. Ama herhalde Türkiye’yi eski Türkiye olarak gördüklerinden bu kabadayılıklarını yapmakta tereddüt etmediler.

Kameralar karşısında erkekçe konuşan bu subaylar nedense daha dün yani 28 Şubat sürecinde TSK’den fütursuzca ilişikleri kesilen sözüm ona irticacı subay ve astsubayların uğradıkları haksızlık karşısında dut yemiş bülbül gibi sükût etmiş ve bir tek kelime dahi edememişlerdi.

Adalet istiyorlardı. Ama adaletin çiğnenmesine sessiz kalmışlardı. Allah bir topluluğa bir zulümden dolayı bela vereceği zaman belayı sadece o zulmü yapanlara değil zulüm esnasında sessiz kalan tarafa da isabet ettirir.

Yani kul belki haksızlık etmiştir ama kaderi ilahi bu meselede tam adalet etmiştir. Bunun göstergesi Çetin Doğan’ın cezaevi çıkışında yaptığı konuşmadır. “Din devlet işlerine karışamaz ama devlet din işlerine karışır. Bir ülkede şeriat kanunları getirilmek istenirse devlet buna müdahale eder.”

Anlaşılan o ki bu zihniyet akıllanacağına daha da kin dolmuş. Çetin Doğan mahkemede gösterdiği kuzuluk halinden hırçınlığa terfi etmiş anlaşılan. Ancak artık çok geç. Çetin Doğan gibilerinin devri bitmiştir. Karşılarında esas duruşta bekleyen bir hükümet yok. Ülke gençleri İslam’ın, Şeriatın ne anlama geldiğini çok iyi biliyor.

Bir din düşmanının kustuğu zehir’ in etkisini biliyor. Artık tedbir almak zor değil. Yüzyıllardır peygamber ocağı olan orduyu sözüm ona laiklik adı altında dinsizleştirmek çabasında oldular.

Önümüzde ki süreçte Balyoz sanıkları yargılanma sonucu berat edecek olsa da artık maksat hâsıl olmuştur. TSK’leri asli vazifesine yani kışlasına dönmüştür. Siyaseti ve ülke yönetimini siyasilere bırakması gerektiğini idrak etmiş ya da etmek zorunda kalmıştır.

Televizyonlarda tutukluların serbest kalması sonrası aileleriyle dostları ile karşılaştıkları anlardaki sevinçleri hepimizin içini sevindirdi. Mesele bir insanın hürriyetinin kısıtlanması meselesi değildi. Hiçbir vicdan sahibi bir başka insanın mağduriyetinden haz almaz. Mutluluk duyamaz. Nitekim fikirlerimiz uyuşmasa da onların serbest kalmasına bir asker olarak yürekten sevindim. Üzüldüğüm tek şey hala saldırganlıklarının devam ediyor olması.

Geçmişte mağdur ettikleri insanların durumuna üzülmemeleri ve yaptıklarını idrak edememelerini bir arkadaşımın tespitine bağlıyorum; “İdeolojik körlüklerine”. Evet, o dönemde ideolojik olarak kördüler ama maalesef bu geçen süreçte hala görmeyi başaramamışlar. Hal bu ki bir Müslüman için cezaevi Medrese-i Yusuf’iye hükmündedir.

Medrese-i Yusuf iyede insana ruhi olgunluk verir. Demek onlar bu medreseden istifade edemediler.

Bu durumda söylenecek tek şey Yazık. Yazık oldu geçen günlerine…

20.06.2014


Yorumlar - Yorum Yaz


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.43545.4572
Euro6.19886.2237
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam22
Toplam Ziyaret82766
Saat