• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ersan.ergur
  • https://twitter.com/ersanergur

 

 

Takvim
MAKALELER VE YAZILAR
Site Haritası

Hacerü-l Esved ve GİMDES…

Hacerü-l Esved ve GİMDES…

               İslam’ın doğuşundan itibaren insanlık âleminde alabildiğine yayılmasına en etkin olaylardan biri de Hacerü-l Esvedin cahiliye döneminde yerine konulması hadisesidir. Bu olayda Allah Resulü Muhammed Mustafa (SAV) üstün bir adalet ve ahlak anlayışını ortaya koymuştur.

                Hepimiz biliriz. Risalet’ten önce Mekke de bulunan kabileler Kâbe de yapılan bakım sonrasında Hacerü-l Esvedi yerine koymakta önde olmak istemişlerdir. Her kabile reisi bu mübarek taşı yerine koyma hevesinde ve arzusunda olmuştur.

                Tabii hal böyle olunca da kabileler arasında anlaşmazlık çıkmıştır. Her kabile bu taşı yerine koyma hakkını kendisinde görmüştür. Anlaşmazlık gittikçe büyüme temayülü gösterince içlerinden birinin teklifi ile Kâbe’ye ilk giren şahsın bu taşı yerine koyması fikrinde birleşmişlerdir. 

                İşte Cenab-ı Hakkın tasarrufu ile Kâbe’ye ilk giren, gelecekte peygamberlik vazifesi ile müşerref olacak olan Peygamber Efendimiz aleyhissalatü vesselam olmuştur.

                Durum kendisine anlatılır ve taşı yerine koyması istenir. Bunun üzerine o yüce ve eşsiz insan gelecekte de İslam âlemine rehber olan, birlik ve beraberliğin timsali olacak ümmet anlayışının temelini oluşturan bir çözümü orada bulunanlara sunar.

                 Allah Resulü sallallahu aleyhi vesellem yere serdiği cübbesi üzerine koydurduğu bu mübarek taşı tüm kabile reislerine tutturarak taşıtacak ve nihai yerine kendi elleri ile bizzat yerleştirecektir.

                 Evet, tüm kabile reislerine cübbesinden tutturarak taşıtması ümmet olma fikrini benimsetmiş ve sonrasında taşı bizzat yerine koyarak bu ümmetin reisi olduğunu da ortaya koymuştur.

                 Bu hareket göstermektedir ki, Müslümanların bir arada olabilmesinin yegâne çaresi Ümmet olabilmek şuurundan geçer. Ümmet olmayı başaramayan topluluklar varoluşlarını ebedileştiremeyeceklerdir. Elbette bu ümmetin başına Rasulullah namına bir halifenin varlığı da unutulmamalıdır.

                 Şimdilerde ümmetin ittifakla bir araya geldiği bir konuyu bulmak neredeyse imkânsız bir hale gelmiştir. İslami cemaatler o mübarek taşı yerine yerleştirmek misali bugünde beklenen vazifeyi kendisi yapmayı arzu etmektedir. Fakat bir başkasına bunu tevdi etmeyi asla kabullenememektedir.

                 Ümmetin bu ayrılığı nasıl giderilir diye düşünürken kendisini daha yeni tanıma şerefine nail olduğum Dr. Hüseyin Kâmi Büyüközer ile aramızda geçen bir diyaloğa yer vermek istiyorum.

                 Hüseyin Kâmi Bey, kendisini çocukluk yıllarından itibaren Ümmetin bütünlüğüne hizmete adamış bir hizmet ehli büyüğümüzdür. Ümmetin derdi ile dertlenmiş ve bu derde çözüm aramak için gecesini gündüzüne katmaktan bir an dahi tereddüt etmemiştir. Bunu GİMDES adı altında kurduğu dernekteki faaliyetlerinden anlamak oldukça kolaydır.

                 Hüseyin Kâmi Bey kendisi ile karşılaştığımız ikinci görüşmemizde Ümmetin nasıl bir araya getirileceğini yukarıda bahsettiğim olayı örnek vererek anlatmış ve bu maksatla GİMDES’i kurduğunu ifade etmiştir.

                 Böylelikle ümmetin bir derdine derman ararken asli birlikteliğine de katkı sağlamayı hedeflemiştir. Geçmişte cemaatler arasında birlik ve beraberlik için çaba ararken bu grupların “Helal Gıda” meselesi altında bir arada Hacerü-l Esved’in yerine taşınması gibi meseleyi sahiplenebileceğini düşünmüş ve Helal Gıda üzerine kurduğu Derneğin alt yapısını yukarıda anlatmış olduğu olayı rehber olarak almıştır.

                 Bu zamanda tüm düşünce farklılıklarının ortak bir sorun olan Helal Gıda konusunda bir araya gelebileceğini keşfetmiş ve büyük bir istek ve şevkle bu meselenin üzerinde durmaya başlamıştır.

                 Ümmet olma fikrinin bir nevi temelini oluşturan bu olay neden şimdide birleştirici bir etken olmasın. Hizmet anlayışı ve fikri ne olursa olsun tüm İslam Âleminin ortak problemidir “Helal Gıda”. Elbette üzerinde ayrılık olmayarak, bütün cemaat ve grupların tartışmasız destek vereceği bir konudur aslında “Helal Gıda”.

                 İşte bu düşüncelerle genetiğiyle oynanmış ürünlerden tutun, İslami usullere göre kesilmiş ve hazırlanmamış ürünlerin olduğu bu zamanda tüm gruplar GİMDES’in etrafında toplanmaya başlamıştır, başlamalıdır da.

                 Böylece toplumsal huzurun, ahlakın bozulmasının temelini oluşturan haram yemek hususu çözülecek ve aynı zamanda birlikte bir işi başarma örneği ortaya konulacaktır. Böylelikle bir arada çalışılabileceği olgusu herkesin kalbine yerleşecek ve Ümmet olma şuuru benimsenecektir.

                 Ben gerçekten bu ulvi düşünceleri karşısında Hüseyin Kâmi Bey'e hayran kaldım. Haddim olmayarak kendisini takdir ve tebrik ediyorum. Umarım Cenab-ı Allah kendisini bu ulvi davada muvaffak eyler. Biz inananlara da bu konuda sonsuz bir desteği kendisine vermemiz gerektiği kanaatindeyim.

                 Elbette bu desteğin verilebilmesi için öncelikle GİMDES’in “Helal Gıda” konusunda nasıl çalıştığının ve neler yaptığının bilinmesi gerekmektedir. GİMDES, Kuran Ve Sünnet ışığında gıdalarla ilgili iki hususu dikkate alarak onların helal olup olmadığını tespit etmekte. Bunları sertifikalandırmakta ve toplumu helal tüketmeye sevk etmeye çalışmaktadır.

                 GİMDES bir yiyeceği dikkate sunarken;

                    1. Bu yiyecek helal kılınmış mı?

                    2. Bu yiyecek sağlığa uygun mu?

                 Sorularını dikkate alarak yol almaktadır. Özellikle yakın tarihimizde müdahalemiz ve irademiz dışında teknolojinin de kullanılarak üretildiği yiyeceklerin yapısını, bunlarda kullanılan katkı maddelerini, genetiği değiştirilmiş ürünleri incelemekte ve denetimini sağlamaktadır. Elbette bu gönüllülük esasına göre yapılmakta ve isteğe bağlı olarak sertifika verilmektedir.

                 Görüldüğü gibi bu yiyecekler isteğe bağlı olarak ilgili kuruluşun başvurusu ile denetlendiğinden İslami kesiminde bu denetime tabi yiyecekleri tercih ederek bu sertifikalandırma sisteminin yaygınlaştırılmasına katkıda bulunması elzemdir.

                 Gelecek neslin sağlıklı ve helal yoldan beslenebilmesi gerçekten önemlidir. Bir lokma haramın insan vücudundan kırk gün temizlenmediği rivayeti dikkate alınırsa açık adı “Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği” olan GİMDES’in Müslümanlarca desteklenmesinin önemi açıkça anlaşılmaktadır.

                 Ümmetin yeniden birlikteliğini amaç edinen ve bunu zamanımızın en önemli problemi olan Helal ve sağlıklı gıdalar üzerinden yapmaya çalışan GİMDES’e teşekkürü bir borç olarak idrak ediyor ve başarılarının sürekli olmasını temenni ediyorum.http://www.gimdes.org adresinden GİMDES’e ulaşabilirsiniz.

                                                                                         30.10.2012


Yorumlar - Yorum Yaz


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.43545.4572
Euro6.19886.2237
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam22
Toplam Ziyaret82766
Saat