• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ersan.ergur
  • https://twitter.com/ersanergur

 

 

Takvim
MAKALELER VE YAZILAR
Site Haritası

Yarısı Asker Olan Cemaat…

Yarısı Asker Olan Cemaat…

            610 yılının 27.  Recep günü Peygamberlik kendisine tevdi olduktan sonra cemaatinin tamamı asker olan bir Peygamberdi Efendimiz (SAV).

            Bu gün iyi bir komutan olmak için yıllarca okumak, iyi bir şehir valisi olmak için yine yıllarca okumak, iyi bir bilim mühendisi olmak için yine yıllarca okumak gereklidir. Fakat Peygamber Efendimiz (SAV) erdemli kişiliği ve Allah’a bağlılığı ile kazanmıştı tüm bu vasıfları. O, ümmete hem bir komutan, hem bir başkan, hem bir baba oluvermişti, o günden sonra.

            Elbette ondan sonra gelen ve onu rehber alan topluluk ya da cemaatlerinde bire bir onu örnek alması gerekiyordu. Elbette bu cemaatlerde asker de olmalıydı, vali ya da mülkiyeli de olmalıydı. Çünkü din hepimizindi. Bir grubun ya da zümrenin olamazdı.

            28 Şubat sürecinin sorgulanmaya başladığı şu günlerde o süreçte mağdur olduklarını düşünen ve iddia eden bir cemaat Aczmendiler…

            16 Nisan 2012 tarihinde ülkenin dört bir yanından o süreçte tutuklananlar ve onların dost ve yakınları soruşturmanın yürütüldüğü Ankara adliyesine müdahillik dilekçesi vermeye gelmişler.

            Daha önceki yazılarımızda değindiğimiz Aczmendiler için o dönemde Deniz Kuvvetleri Komutanlığında Köstebeklik iddiaları ile gündeme gelen emniyet mensubu Kadir Sarmusak adlı bir istihbaratçı “Aczmendilerin yüzde kırkı askerdi ve bunlar fotoğraflarla belgelenmişti” diyerek bir iddiada bulunmuş ve bu konuları yeniden gündeme taşımıştı.

            Elbette kendisi ve ashabı asker olan bir Peygamberin ümmeti de asker olmalıydı. Aslında bu iddia sevindirici bir haber olmalıydı. Ama durum gerçekte bunu değil, İslami hareketi bulandırmak ve sekteye uğratmak için organize edilmiş provokatör bir cemaati anlatmaya çalışıyorlardı.

            Kanaatimce, bu sürece etkili olan bu iddialar olsa gerekti. İşte bu maksatla Ankara Hacı bayram Camiinde öğlen namazını kılan ve sonrasında adliye ye dilekçe vermek isteyen bu grubu polis engellemişti. Böylece en demokratik hakları olan dilekçe vermek haklarını dahi kullanmalarına anti demokrat bir uygulama ile engel olmuşlardı.

            Peki, neden böyle bir engellemeye ihtiyaç duyulmuştu. Madem karanlık noktalar vardı elbette açığa çıkartılmalıydı. Ancak kendisi de bir polis olan Sarmusak nedense böyle bir iddiada bulunmuş fakat elinde ki belge ve dokümanları savcılığa verme ihtiyacı dahi duymamış idi. Yoksa geçmişte karalanan bu cemaatin temize çıkmasını istemeyen güçler mi vardı hala?

            Acaba İslami hizmet tarzına yeni bir çehre mi hedefleniyordu? Yoksa 28 Şubat sürecinden sonra gelişen bazı olaylar neticesinde ılımlı İslam dedikleri bir modelin yerleşmesi ve benimsenmesi adına bazı hususların açığa kavuşmaması mı gerekiyordu? Aczmendilerin araştırılmasını iddia eden Sarmusak’a rağmen neden dilekçe vermeleri engellenmişti?

            Daha birçok sual hafızalarda yerini muhafaza ediyor. Ancak ben özellikle canlı olarak izlemediğim fakat sonrasında bir dostumun ikazı ile internetten izlediğim Müslim Hoca Efendinin konuşmalarını kısaca değerlendirmek istiyorum.

            16 Nisan 2012 de CNN Türk'te 5 N 1 K programında Cüneyt Özdemir, Sarmusak’ın iddialarını soruyor. Müslim Hoca Efendi ispatı mümkün olmayan delil ve belgeye dayanmayan iddialar ile yola çıkılmasının yanlışlığına değiniyor. Ve elbette böyle bir hususun doğru olmadığını ifade ediyor.

            Hem bir insan asker olunca vatan haini mi oluyor? Diye cevap veriyor. Aslında burada güya 28 Şubat sürecinde bu provokatörlük görevinde vazife alan askerlerin temize çıkarıldığını iddia edenler olduğunu duyuyorum. Hal bu ki içlerinde asker olmadığını kesinlikle ifade ediyor aynı konuşmasında zaten.

            Elbette izlediğim videoda kendisinden emin ve güven duyan bir insan vardı karşımda. Elbette soruşturmanın devam ettiği bir zamanda ortaya atılan bu iddiayı canlı yayında doğruluğuna rağmen inkâr edebilecek bir cesareti bir dava adamının göstermesi asla mümkün değildi. Ben Hoca Efendide bu kararlığı gördüm.

            Bir başka sualde, o dönemde kullanıldıklarını ve birçok hususu provoke ettiklerini ifade ediyor Özdemir. Ancak Müslim Hoca Efendi her hizmet erbabı gibi kendilerinin basın ve yayın organı gibi unsurları kullanarak hizmet etme gayretinde olduklarını vurgulamaya çalışıyor.

            Bu arada 28 Şubat sürecinde ki insanlarında dine ve İslam’ a saldırmak maksadı ile bizleri bahane ederek bir takım icraatlara girdiklerini ifade ediyor. Ancak bu olayları bir box maçına benzetiyor ve ringde atılan yumruklara değil neticeye bakılması gerektiğini söyleyerek kendilerinin her şeye rağmen hizmetlerinin başında olduklarını ısrarla ve emin bir ifade ile ortaya koyuyor. Ve nakavt olan tarafın kendilerinin değil 28 Şubat sürecinin olduğunu ifade ediyor.

            Evet, bende inanıyorum ki her türlü baskı, eziyet ve iftiralara rağmen Müslüman davasının arkasındadır. Müslim Hoca Efendi geçmişte hangi söylemlerle yola çıkmışsa aynı söylemlerini halen sürdürmektedir. Bu rejimin baskılarından çok çeken bir Bediüzzaman (RA) talebesi olduğunu hep göstermektedir. Bediüzzaman (RA) da karşısında ne olursa olsun davasından asla taviz vermedi.

            Cemaat lideri ferasetli olur sözlerini bir kenara bırakarak hizmet anlayışına ve niyetine göre yürümeli ve yürüyenleri alkışlamalıyız. Bizlerin benimsemediği hizmet tarzının zamanı gelmediğini iddia etmek kesinlikle haksızlık ve dar kalıpla geleceğe bakmak demektir.

            Birilerinin çıkıp; “Evet biz Aczmendiler üzerinden böyle böyle planlar yaptık, oyunlar oynadık. Onların bu işlerde hiçbir dâhili yoktu,” demesini beklememeliyiz. Çünkü bu dünya bir dar-ı imtihan’dır. Herkes idrakine ve anlayışına göre ecrini alacaktır. Bir kılı gözüne perde yapan ancak kendi güneşini karartır. O güneş başkasına kararmaz.

            Bizlerde on yıllardır yapılan İslam düşmanlığı karşısında oynanan oyunlarda bize gösterilen zahir hataları gözlerimize kıl yapmamalıyız. Müslüman dâhilde değil hariçte mücadeleci olmalıdır. Kendilerini Risale-i Nur talebesi gören ve hizmet ediyoruz diyen bu cemaat işte bakınız hala ayakta ve hizmetine aynı tarzda devam ediyor.

            Sahi acaba Aczmendiler, şimdi hangi düzen ve sisteme hizmet ediyorlar. Bilen var mı?

            Sağlıcakla kalınız sevgili dostlar…

                                                                                             Ersan Ergür
                                                                                             18.04.2012

Yorumlar - Yorum Yaz


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.43545.4572
Euro6.19886.2237
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam22
Toplam Ziyaret82766
Saat