• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ersan.ergur
  • https://twitter.com/ersanergur

 

 

Takvim
MAKALELER VE YAZILAR
Site Haritası

Evrensel Ölçütte Bir Anayasa

Evrensel Ölçütte Bir Anayasa…

                Şimdilerde başta iktidar olmak üzere mecliste grubu olan tüm siyasi partilerin, sivil toplum kuruluşlarının hatta her bir vatandaşın dilinden düşmez oldu sivil bir Anayasa…

                Aslına bakarsanız 1924 ten beri TC Anayasası hep askerlerce hazırlanmış bir anayasadır. Başta İnkılap kanunları olmak üzere değiştirilemez kanunlar, cumhuriyetin temel nitelikleri gibi kavramlar en başından beri askerler tarafından konulmuştu. Daha sonraları yine askerlerce yapıldıkları dönemlerde küçük ifade değişiklikleri ile aynen devam ettirilmiştir.

                  Bu Anayasanın askeri vesayetten kurtulmasının yegâneçaresi sivil otoriteler tarafından hazırlanmış olması değildir. Zaten 1982 Anayasası da sivil otoritelerce hazırlanmadı mı?

                  Bu Anayasada ki en büyük farkın yasakçı, kısıtlayıcı ve halkından korkan bir rejim anlayışından uzak olması ancak onu sivil bir Anayasa görünümüne sokabilir.

                  Düşünün askeri bir birliğe tek tip üniforma giydirirsiniz. Verdiğiniz emrin uygulanması ve yorumlanmaması gereklidir. Çünkü başarı ancak emrin harfiyen uygulanması ile mümkündür. Sıklet merkezi bir olursa vurucu gücünüz etki gösterir.

                  Demokratik hakkımı kullanacağım diye bir birlikte farklı hedeflere yönelen birlik komutanları olabilir mi? Makul ve mantıklımı?

                  İşte bu bakış açısı ile hazırlanmış ya da hazırlatılmış önceki Anayasalar. Bir şapka kanunu çıkarılmış ve çıkarıldıktan iki yıl önce yazılan bir kitap nedeni ile idam edilmiş İskilipli Atıf Hoca Efendi.

                  Herkese şapka giydirilmesi murat edilmiş. Millet askeri bir birlik gibi görülmüş hep. Ama uygulamada şapka giyen kimse yok. Şapkanın giymesini sağlamaktan sorumlu yürütmede, giyilmediği takdirde cezalandırmaktan sorumlu yargıda giymez olmuş şapkayı.

                  Ama bakıyorsunuz şapka değiştirilmesi teklif edilemeyecek inkılap kanunları arasında. 

                  Birde bakıyorsunuz Tevhit-i Tedrisat kanunu. Eğitimde birlik hedeflenmiş. Devlet her şeyi kontrol edecek ya... Millet potansiyel suçlu. Kontrol edilmeli her daim.

                  Ama bakıyorsunuz oda uygulamada yok. Yok, ama o da değiştirilemez inkılap kanunları arasında. Daha bunun gibi bu örnekleri uzatmak mümkün.

                  Biraz da temel hak ve özgürlüklere bakalım. Sosyal hukuk devletinin gereğidir bu hak ve özgürlükler.

                  Eğitim hakkı, sağlık hakkı, seçme ve seçilme hakkı, ana dilde eğitim hakkı, düşünce kanaat ve ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, din ve vicdan özgürlüğü... Bu listeyi uzatmak mümkün.

                  Bunlar zaten darbe Anayasası denen eski Anayasada da mevcut. Kuvvetle muhtemel daha da geliştirilerek yeni Anayasaya da konulacaktır.

                  Fakat önemli olan başlıkları ile değil uygulayıcıların yorumuna meydan bırakmayacak genişlik, özgürlükte ve açıklıkta olmasıdır.

                  Vatandaşın devletten, devletin vatandaşından korkmadığı, dini ve kültürel anlayışının gerektirdiği her türlü eğitimi ve öğretimi sınırsızca, zaman ve mekân kısıtlaması olmadan, din ve mezhep ayrımcılığına gidilmeden aldığı evrensel boyutta bir Anayasa olmasıdır.

                  Bilgi çağı ile artık sınırlar kalkmış ve gizlilik kalmamıştır. Kişiler ve devletler oturdukları yerlerden kilometrelerce uzaktan bir tuşla evinizin içini kontrol eder olmuşlardır.

                  İstihbarat artık kalmamıştır. Gizlilik kesinlikle kalkmış, aşikâr olmuştur. Dünya kesinlikle evrensel normlara yönelmişken siz asrın gerisinde bir Anayasa yaparak halkınızı kontrol edemezsiniz.

                  Artık kitleler bir tuşla meydanlara dökülmektedirler. Kafalar, kısıtlayıcı normlara yorulacağına, halkın gelişimine, yasakçı zihniyetin kaldırılmasına yönlendirilmelidir.

                  Laiklik vurgusu Anayasa dan kaldırılmalıdır. Devletin organları zaten birbirinden ayrılmış durumda. Kanunlar daha açık ve net olarak ortaya konulmalı.

                   Değiştirilemez denilen ve bugün fiilen uygulaması kalkan inkılap kanunları Anayasadan çıkartılmalıdır.

                  Din ve Vicdan özgürlüğü yeniden ve açıkça düzenlenmeli. Kişilerin din, mezhep, ırk ve kültürel yapılarına müdahale eden yasaklar kaldırılmalı. Herkes inancı gereği istediği gibi giyinmeli ve istediği tarz da ve istediği yerde ibadet edebilmelidir.

                  Dini inançları gereği nikâh kıymak artık suç olmamalı. Siz devlet olarak kural koyarsınız. İnsanlar o kurallara uyarlar. Ama kalkıp ta dini vecibelerin gereği nikâh kıyamazsın diyemezsiniz. O zaman bu laiklik değil kanaatimce dinsizlik tarafına tarafgirlik olur ki bu da hukuk devleti anlayışına terstir.

                  Eğitim hakkı kesinlikle kısıtlanmamalı. İnsanlar din, dil, ırk, mezhep ihtiyaçlarının gerektirdiği eğitimleri istedikleri zaman ve mekânda alabilmeli ve kendi aile fertlerine de verebilmelidirler.

                  Buradan Anayasa hazırlamaya yetkili TBMM ne bir vatandaş olarak seslenmeyi bir borç biliyorum.

                  Artık halkından ürken çekinen değil, onu kucaklayan, ona güvenen ve onunla yükselmeyi hedefleyen bir Anayasa’ yı hedefleyin. Varsa geçmiş korkularınızı atın. Halkı ile barışık gerçek anlamda sivil bir Anayasa ile halkınızın karşısına çıkarak tam güvenoyu alın.

                  Unutmayınız ki; bu millet kanı ve canı pahasına koruduğu ve teslim etmediği bu vatana asla ihanet etmez.

                  Sağlıcakla kalın sevgili dostlar…         

                                                                                                Ersan Ergür
                                                                                                11.12.2011


Yorumlar - Yorum Yaz


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.43545.4572
Euro6.19886.2237
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam22
Toplam Ziyaret82766
Saat