• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ersan.ergur
  • https://twitter.com/ersanergur

 

 

Takvim
MAKALELER VE YAZILAR
Site Haritası

Rejim Tehlikede

Rejim Tehlikede… 

           Osmanlı İmparatorluğu çocukluğumdan beri gönlümde yıkılamaz bir taht kurmuştu. Aslında şaşılacak bir durum. Çünkü hiç kimse bana Osmanlıyı anlatmamıştı. Aksine İngilizin kucağına ihanet ederek kaçan bir  Osmanlı hanedanının anlatımlarıyla büyümüştüm. Elbette Samsuna çıkan; küçük, yandan dumanlar saçan takayı da unutmamak lazım.

            Bugün gelinen nokta İttihat ve Terakkiye kadar dayanır. Yeni Dünyanın yönetim tarzını belirleyen Cumhuriyet devamlılığını 3 temel esas üzerine kurmuştu. Yasama, yürütme ve Yargı. Bu üçü de birbirinden bağımsız ama kopuk değil. Yetkileri tamamen mevcut yapısal durumu korumaya ve kollamaya yönelik…

            Yürütme başlangıçta CHP nin elindeydi. Yani sorun yoktu. Sonra ne oldu ise kendini yönetmekten aciz olan halk, birden Demokratlar denen bir grubu getirmişti iktidara. Rejim tehlikedeydi. Ama endişeye gerek yoktu çünkü ordu vazifesinin başındaydı. Sonra ne olduysa YAŞ kararlarıyla ordu devamlılığını garanti görmek istedi. Peygamber ümmeti olan halk ordunun peygamber ocağı olduğundan endişeliydi artık. Kimilerinin sevindiği, kimilerinin üzüldüğü YAŞ kararları başta olmak üzere sonrasında yaşananlar kendi geleceğini hazırlamaktan aciz olan halkı uyandırmaya başlamıştı. Hani kader yine oynamıştı oyununu. Taarruza kalkarken “Allah Allah” diyen ordunun nasıl olurda yemek öncesinde ve sonrasında “Tanrımıza Hamd Olsun” dediğini anlamaya başlamıştı.

            Sonra bir gün her şeye rağmen kendi kendini yönetmekten aciz cumhur birden yürütmeyi vermişti ehline…

             Ve Cumhurun başını da…

             Hesap sorulmalıydı. İşte tam o sırada, Yargı girdi devreye, son bir can havliyle…

            “Burada ilginç olanı neydi biliyor musunuz? Adalet Bakanlığı Müsteşarı toplantıya girmeden HSYK dan o tarihi karar çıkamayacaktı. Geçmişte öylede yapmışlardı. Ama bu kez geleceği, hatta halkın beklentisini iyi gördüler. İktidar olanı biteceği iyi süzmüş ve HSYK dan o kararın çıkmasını sağlamıştı. Krizi mükemmel yönetmişti adeta. Anayasa değişikliği zaruretti. Öyle olmadı mı 27 Nisan ve öncesinde yaşananlara halk müthiş bir cevap vermişti. Bu süreçte öyle olacak.

              Sanki manevi bir el bu iktidarın yolunu açıyor..!

             Yargı devreye girmişti ama geç kalınmıştı. Gedik açılmıştı ve gemi açık denizdeydi. Geriye dönülemezdi.

             Artık farkındalar, her şey bitti. Cumhur kendini yönetmeyi başaracak. Ordu Sayın İlker Başbuğun dediği gibi peygamber ocağı olacak. Orduya uzanan eller kırılacak.

             Bugüne kadar halkın ve özellikle inançlı kesimin üzerinde oynanan oyunlar açığa çıkacak. Arşivler açılacak ve masumların üzerinden uygulanan planlar, o planları hazırlayanların mahkumiyet fermanı olacak.

             Hatırlayın; Musa (A.S) ile Firavun sözleşiyorlar. Nil nehrine emir verecekler. Firavun gece boyunca yalvarıyor; “Ben senin Rab olduğuna inanıyorum. Ancak isteğim beni bu dünyada muzaffer kılmandır.” Yaradan kabul ediyor duasını. Cebrail (A.S) hemen köylü gibi geliyor. Firavuna; “Benim bir kölem var ve bana itaat etmiyor. Ne ceza vereyim” diyor. Firavun Musa (A.S) ile karşılaşma arefesinde,  “boğarak öldürün” diyor. Cebrail öldürmek için ferman istiyor. “Sahibine itaat etmeyen kölenin cezası boğularak öldürülmektir.” diye imzalıyor fermanı. Ve o ferman bir sonraki gün kendi fermanı olarak Kızıldeniz’in ortasında gösteriliyor kendisine.

              Bugün güçleri elinde tutanlar oyunu istediği gibi oynadılar ve oynuyorlar. Ama bir gün hesabın kendilerine dönebileceğini hiç hesap edemediler.

              2 yaşındaki Hatice Kübra ile 6 aylık Nurullah Yusuf’un rızkının kefili Allah’a (C.C) savaş açtıklarını, onu gücendirdiklerini anlayamadılar. O ve onlar gibi masum, günahsız yavruların sahibinin Allah (C.C) olduğunu unuttular.

              Çaresiz hastalıktan (kanser) şehit olan eş Balatekin’i anlayamadılar.

              Her şeyden korkunç olanı zulmün baki olmadığını hiç anlayamadılar… Ne demişler;

              "Zalimin zulmü varsa, mazlumun da Allah'ı var
              Bugün halka cevretmek kolay, yarın Hakk'ın divanı var."

              Sevgili dostlar unutmayalım ki “Allah kuldan öcünü yine kul ile alır. Bunu bilmeyen kul, bunu kul yaptı sanır.”

              Kalın Sağlıcakla… 

                                                                                     Ersan Ergür-06.03.2010


Yorumlar - Yorum Yaz


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.43545.4572
Euro6.19886.2237
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam22
Toplam Ziyaret82766
Saat