• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ersan.ergur
  • https://twitter.com/ersanergur

 

 

Takvim
MAKALELER VE YAZILAR
Site Haritası

Cehl-i Mürekkep Vahdettin İnce!

Eski zamanlarda Muz kıymetli olmakla beraber az ve pahalı olan bir meyvedir. Bir gün köylü Gâvur Memo arkadaşları ile bir eve misafir olur. Ev sahibi Muz ikram etmiş. Muziplik bu ya kimse Muz’a el uzatmamış.
Gâvur Memo da hayatında hiç Muz yemediğinden birisinin Muz’u yemeye başlamasını beklese de bu mümkün olmamış. Bakmış olmuyor, dayanamamış ve Muz’u aldığı gibi kabuğu ile yemeye başlamış.
Tabi ortalıkta bir kahkahadır kopmuş. Buda hafızalarda güzel bir anı olarak kalmış. Aynen bu misal gibi Yeni Şafak Gazetesi yazarlarından Vahdettin İnce Efendi İngiliz’in ve Batının önüne koyduğu İslam’ı yok etme planını Muz gibi yemeye kalkarak mürekkebiyle cehaletini ortaya koymuş.
1986 da korkusuzca ortaya atılan ve Hadisi Şerifte müjdelenen siyah Sancaklı kumandana tabi olmak aşkı ile yanan bir grup insan, ACZMENEDİLER! Bugün IŞİD terör örgütünün üzerinden yapılmaya çalışılan İslam’ı itibarsızlaştırma hareketine eşdeğer olarak lanse ediliyor. Hem de İsmini Osmanlıca yazmaya çalışan “ki onu dahi yanlış yazmış, becerememiş” ve Mümin olduğunu iddia eden biri tarafından. Kim? Yeni Şafak yazarı Vahdettin İnce Efendi.
İnsan evrensel bir din olan İslam’a uymak noktasında ruhsatlarla takvalar arasında muhayyer bırakılmıştır. Şimdi bir grup insan her zemin ve şartta Allah Resulüne takva noktasında mutlak uymak isterse ne yapması gerekecektir?
Gaybi yalnızca Allah biliyor ise Müslüman küfürle mücadele için çıktığı yolda sonucu düşünebilir mi? Alparslan sonunu düşünseydi Anadolu topraklarına gelişimiz kim bilir ne kadar uzayacaktı. Ya da Yavuz sonunu düşünseydi, Kürt kökenli bir aydın olduğunu iddia eden kara cahil Vahdettin İnce bugün bu güzel memlekette özgürce kalem oynatabilir miydi?
Vahdettin İnce’nin cehaletini gidermek adına İngiliz’in oynadığı oyunu mümkün olan çıplaklığı ile ortaya koymaya çalışalım. Bugün İslam ülkelerinde otorite olarak kabul edilen belki de tek İslam Üniversitesi Mısır’da ki El Ezher Üniversitesidir. Bu gayet normal bir durum.
Normal olmayan ise İngiltere’nin göbeğinde bir İslam İlimleri Üniversitesinin oluşudur. Bu üniversite sizce Ortodoks ya da Katolik Hristiyanların din adamlarını yetiştirmek için mi kuruldu? Eğer öyle olsaydı adının İslam değil Mesih ya da Hristiyan Din İlimleri olması gerekirdi. Vahdettin İncenin anlayamadığı ama köylü Mehmet Ağanın dahi kolayca anlayacağı bir durum. İslam dininin kaynağı olan Kuran ve Sünneti yerinde ve derinlemesine inceleyerek gelecek dünya düzeninin oluşumunda Hristiyanların sömürüsü altında oluşturabilecekleri bir stratejiyi ortaya koymaktır.
Hadisi Şerifte bildirilen ve Asr-ı Saadet misali İslam’ın tatbikine hizmet edecek bir grup siyah Sancaklılardan bahsediliyor. Bir başka Hadisi Şerifte ise Şam dolaylarında çıkacak siyah Sancaklı bir ordudan bahsedilir. Bu iki benzerliğin olmasının temelinde aslında Şam dolaylarında çıkan ordunun amacının İslam’ı itibarsızlaştırmak, bölmek ve parçalamak ve nihayetinde aslında İslam’ın temel kurallarını hayata tatbik edecek olan ehlisünnet siyah Sancaklı mehdiyet hareketinin akamete uğramasını sağlamaktır.
Şam dolaylarında ortaya çıkacak siyah Sancaklıların Müslümanlar arasına nifak tohumları ekecekleri ve Müslümanları o güne kadar eşi benzeri görülmemiş metot ve yöntemlerle öldürecekleri de anlatılır.
Bu iki hadisi şerifin arkasından da işte o gün siz Kurana ve Sünnete sıkı sıkıya sarılınız, denir. Kurana ve Sünnete sarılan bir topluluk ise elbette bugün birçok kesimin hazmedemediği kılık ve kıyafetten tutunuzda toplumsal ahlak ve birliktelikteki inceliklere kadar ona uymayı gerekir. Yoksa zamanı gelmediler le uğraşılmaz.
Şimdi soruyorum; 28 Şubatta sonucunu düşünmeden ve tam bir teslimiyetle cumhuriyet sonrası İslam’ı ortadan kaldırma hareketi olan inkılaplara muhalefet ederek geleceklerini hiçe sayan Aczmendiler mi yoksa Vahdettin İnce Efendi mi İslam’ı itibarsızlaştırıyor? Hakiki manada sünneti seniye ye ittiba eden ve bir karıncayı dahi ezmekten imtina eden bir grup fedakâr insanı IŞİD le irtibatlandırmak hangi vicdana sığar. Bu iftira yarın Hakkın divanında yüzlerce Aczmendiyi alacaklı hale getirir. Bu durumda Vahdettin İnce Efendi’nin sevapları Uhud Dağı kadar olsa bu hakkın ödenmesine yetmeyecektir. Birde yüzlerce Aczmendi’nin günahını da üstlendiğini düşünürsek Vahdettin İnce’nin hali ne olur.
Vehhabiliği Necidli Mehmet’e kurduran İngilizler herhalde bugün de İslam’ın hakiki manadaki siyah Sancaklıları ile sahte siyah Sancaklılarını bir göstermesini sağlamak için ince bir oyunla Vahdettin İnce’yi kullanmakta. Yüce Rabbim beni bir İngiliz oyununa alt etmektense hemen canımı alsın daha iyidir. Hiç olmazsa günahlarımın affını isteyecek bir yüzle Allah’ın huzuruna çıkmak şerefine nail olabilirim.
Aczmendiler yıllarca bir hiç uğruna Kemalist rejimin cezaevlerinde uydurma ve düzmece delillerle hapis yattılar. Birçoğu işinden, eşinden hatta hayatından oldu. Yılmadılar. Allah’a ve Resulüne uymak yolunda bir an dahi tereddüt etmeden yollarına devam ettiler. İstanbul’dan tutun, Edirne’ye, Urfa’ya, Adana’ya ve yurdun birçok yerine hicret ettiler. Bugün hala doğru bildikleri İslam’ı ve sünneti seniye ye uymanın ciddiyetini Müslümanlara anlatmaya gayret ediyorlar.
Vahdettin İnce Efendi bugünkü yazısında hüsnü zan dan uzak su-i zan saikası ile haksız ve iftiralarla dolu kaleme aldığı yazıdan rücu etmelidir. Okurlarından ve Aczmendiler den özür dilemelidir. Aksi takdirde bugün yaptığı hatası sonrası sadece mahcup olmak varken, Allah’ın gazabına uğramak tehlikesi vardır.
Çünkü Allah-ü Teâla Kuranı Keriminde iftira edenlerin çok büyük günah işlediklerini emir buyurmaktadır.

09.10.2014

Yorumlar - Yorum Yaz


Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.43545.4572
Euro6.19886.2237
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam22
Toplam Ziyaret82766
Saat