• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/ersan.ergur
  • https://twitter.com/ersanergur

 

 

Takvim
MAKALELER VE YAZILAR
Site Haritası
Ey Mescidi Aksa! Ey Gazze! Ey Arakan! Yazıklar Olsun Bana..!
   Dün Kudüs’ten Mescidi Aksa’dan ayağımızın tozu ile dönmüştük. Sabah çok kıymetli bir büyüğümün; “Yuh Olsun Bana” mesajı ile silkelendim. Evet, binlerce kez bana “yuh olsun.”
   Yazıklar olsun ki sadece Mescidi Aksa’ya gidip geldim. Sadece dua ettim. Ölmeyi bile beceremedim.
   İçinizden bazılarının bana eliyle, diliyle ve kalbiyle müdahale etmemiz gerektiğini haykıranların olduğunu işitir gibiyim. Elimizden ne gelir dediğinizi duyar gibiyim.
Bazı kardeşlerimin müspet hareket bataklığı ile haykırdığını, hıçkırıklarımın arasında acıyla hissediyorum.
   Ağlamaktan yutkunamıyorum. Başım çatlarcasına ağrımaya başladı. Boyun damarlarım patlayacakmış gibi kabardı. Kalbim sanki yerinden kopacak. Ruhum beş para etmez vücuduma sığmaz oldu. Cismimi terk edip gitmek istercesine tırmanıyor arşa…
   Müslüman ferasetli olur diyenler ise cabası. Tahammülüm kalmadı artık. Dayanamıyorum!
       Elimden bir şey gelmediğine gafletle karışık inandırmışlar beni.
    Hal bu ki bilmezler mi? Duymazlar mı? Bi’setten beş bin yıl önceki bir olayı anlatırken Resulullah sav Efendimizi anlamazlar mı?
    “Firavunun sarayında ömrünün sonuna gelmiş büyücü, yerine bir varis yetiştirmek istemiş. Halkın arasında yaptığı araştırma neticesinde bir genci buna layık görmüş. Genci saraya alarak yetiştirmeye başlamış. Sabah evinden çıkıp saraya eğitime giden genci bir müddet sonra yolda bir rahip keşfetmiş.
     O da genci hak yolda eğitmeye başlamış. Bir gün yolda bir canavara rastlamışlar. Genç elindeki oku rahibin rabbi hak ise onun adına diyerek bu canavara doğru atmış. Canavar oracıkta tek hamlede ölmüş. Bunu duyan halk gence hürmet etmeye başlamış.
      Bir gün bir yaşlı adama rast gelmiş. Ama olan bu ihtiyara dua etmiş ve ihtiyarın gözleri açılmış. Bu olay halk arasında yayılmaya başlayınca rahip genci tembihlemiş. Demiş ki sakın benden bahsetme yoksa ikimizi de öldürürler.
      Gencin harikulade ahvali halk arasında saray da bundan haberdar olmuş. Büyücü gence böyle bir eğitim vermediğini bildiğinden onu sıkıştırmış. Genç istemese de rahibin adını vermek zorunda kalmış. Rahibi oracıkta öldürmüşler. Genci de öldürmeleri için bir grup askerle dağa göndermişler.
      Genç; “Ey rahibin rabbi beni ancak sen kurtarabilirsin.” Diye dua etmiş. Büyük bir zelzele ile yuvarlanan kayalar askerleri öldürmüş. Genç geri saraya dönmüş. Buna şaşıran firavun bu defa gemiyle denize atılması için genci askerleri ile göndermiş. “Rahibin rabbi adına” yeniden dua isteyen genç batan gemiden sağ kurtularak yeniden araya dönmüş.
      Firavun hayret ve şaşkınlıkla gence bakarken genç firavuna beni öldürmek istiyor musun? Diye sormuş. Aldığı evet karşısında Firavuna hitaben o halde şu elimdeki oku ve yayı al. Beni yüksekçe bir tepede bir direğe bağla şehir halkının tamamını topla ve bizzat sen bu oku “Gencin Rabbi adına diyerek” bu oku bana at. O zaman göreceksin ki ben öleceğim.
      Firavun aynısını yapar. Toplanan halkın huzurunda gerdiği yayı ile okunu “Bu gencin Rabbi adına” diyerek gence nişan alarak atar. Genç ölür. Bunu gören halk gencin Rabbine iman eder. Firavun hiddetlenir. Eğer dönmezlerse hepsini ateşte yakacağını ilan eder. Fakat çabaları boşadır. Kimse imanından dönmez.
         Firavun büyükçe bir çukur içindeki ateş yaktırtır. Ve beş bin kişiyi oracıkta yakar. Kucağında daha yeni doğmuş bir bebeği ile ateşin başına gelen anne duraksayınca bebek dillenir. Annesine hitaben; “korkma anne” orası cennet bahçelerinden bir bahçe atla” der. Anne yavrusuyla atlar. İşte bebekken konuşan üç bebekten birisi o bebektir.
         Demek bir Müslüman müspet hareket ve ferasetiyle ölmeyi becererek İslam’a ve Müslümanlara yardım etmeyi başarabilir.
         Bazen ölüm büyükçe bir baharın yaşanmasına vesile olmaktır.
Müslümanlar zulüm altından kurtarılıncaya kadar iştahtan kesilmek, gülmekten kaçınmak, dünya lezzetlerinden el ve etek çekmek zorundadırlar. Eğer bunu yapacak bir topluluk çıkmazsa Allah bizi helak eder ve bunu yapacak bir topluluk yaratır.
        Ey Müslümanlar! Uyanın, gelin birlik ve beraberlik içerisinde olalım. Senin benim cemaatim değil. Müslümanların cemaati yaptı diyelim.
        Eğer Müslümanlar birlik ve beraberliklerini bir an önce tesis edemezlerse biz ve dünya Müslümanları sopa yiyerek zulüm ve baskı altında zillet içerisinde yaşamaya devam etmek zorunda kalacağız.
      Ey rabbim sana sesleniyorum. Bizi bir ve beraber eyle. Bizi bize bırakma. İçimizden bir kurtarıcıyı beklemek zilletinden kurtar. Bizi ayağa kaldır.
       Bizi biz eyle Rabbim!
                                                                                                                                                                                                     Ersan Ergür                                                                                                         01.01.2018
Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv     
552 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar5.43545.4572
Euro6.19886.2237
Hava Durumu
Anlık
Yarın
10° 13° 8°
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam22
Toplam Ziyaret82766
Saat